En Güzel Anı

Bir gün, Osman adında bir çocuk sokakta yürürken bir postacıyla karşılaşmış. Postacı Osman’a demiş ki: Delikanlı sana posta var, ismin Osman’dı değil mi?. Osman şöyle cevap vermiş: Evet adım Osman, postamı görebilir miyim lütfen?. Postacı hiç bekletmeden Osman’a posta zarfını vermiş. Osman posta zarfını alınca eve doğru yürümeye başlamış. Eve doğru yürürken de posta zarfını açmayı tabii ki ihmal etmemiş. Açınca çok mutlu olmuş; çünkü 2 hafta önce katıldığı resim yarışmasının sonuçları belli olmuş ve Osman resim yarışmasında ilk üçe girmeyi başarmış. Dahası Osman bir hafta sonraki sergide resminin yer almaya hak kazandığını da duyup sevinçten havalara uçmuş. Bir haftalık zaman Osman için çabucak geçmiş. Sabahleyin ailesiyle birlikte yola çıkmışlar. Bir buçuk saat sonra sergiye varmışlar ve sergiye girmişler. Girdiklerinde içerisi çok iyi sanatçıların resimleriyle doluymuş. Arcimboldo’dan tutun Michelangelo’ya kadar uzanıyormuş sergideki resimler. Bundan on dakika sonra jüriler en iyi resmin kime ait olduğunu açıklamış. Jürilerin tercihinin kendisi olduğunu duyan Osman kulaklarına inanamamış. Sonra jüriler Osman’a demişler ki: Resim yapma işini nereden kaptın Osman? Osman da cevaben: “Abim” 1 yıl önce ormanda kamp yaparken kayboldu. Maalesef onu bulamadık. O hep ressam olmak isterdi, ben de onun izinden gideyim dedim. Osman bu sözlerin ardından düşler içerisinde evinin yolunu tutmuş. O günden sonra Osman’ın en güzel anısı da bu olmuş.

Çınar Kurtay

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s