Yapay zeka bir tek beni mi korkutuyor?

Son yıllarda dünya gündeminde kendine sıkça yer bulan kavramlardan biri olan yapay zekaya bu ülkenin vatandaşları olarak ne kadar yakınız? Yazılı ve görsel basını takip eden biriyseniz şayet bu kavramla karşılaşmış olmanız gerek.  Zira bu yazıyı okuyanlarınız arasında akıllı telefonu olmayan yoktur. ‘Ne alaka?’ dediğinizi duyar gibiyim.. Aşağıda neden akıllı telefona değindiğimi açıklayacağım. Sıkı tutunun, başlıyoruz.

Nedir bu yapay zeka kavramı diye durup düşüneniz oldu mu bilmiyorum; fakat son zamanlarda benim aklımı oldukça kurcalıyor bu kavram.  Yapay zeka kelimelerini Google amcaya sorduğunuzda karşınıza Vikipedi’den çıkan tanım  kısaca ‘Yapay zekâ, bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirme kabiliyeti.’ şeklinde. Kabaca böyle açıklanan yapay zeka özünde öğrenebilen zekayı inşa etme olarak da tanımlanabilir. Düşünsenize! Zamanla kendini geliştirebilen, bazen bizlerin bile unuttuğu ‘düşünme’ faaliyetini yerine getirebilen makineler! Bu durum yalnız benim mi kulağıma korkutucu geliyor? Eminim aranızda Isaac Asimov’un yazdığı Ben Robot filmini izleyenleriniz vardır. Kontrolü ele almaya kalkışan robotların başarılı olmaya yaklaştığı bu hikayeyi izlemediyseniz izleyin derim ya da kitabı alın okuyun. Korkumun yersiz olmadığını o zaman anlayacaksınız…

Bir de öğrenebilen yani yapay zekaya sahip makinelerin birbirine bağlı olduğu duruma değinelim.. İşte buna bilim insanları nesnelerin interneti diyor. Akıllı makinelerin internet üzerinde devamlı bağlı olduğu bir yapıyı hayal edin. Bu nesneler devamlı birbirleriyle iletişim halindeler ve karşılaştıkları sorunlara ortak çözümler üretiyorlar. Gözünüzde canlandırabilmeniz için biraz somutlaştıralım. Evinizdeki kombinin evinizin ısısı düşünce çalışmaya başlamak yerine, hava durumunu kontrol edip ön hazırlık sonrası hareket ettiğini düşünün. İlk başta kulağa hoş geliyor; fakat gelişen bir zekanın hizmetkar konumundan çıkması çok uzak bir ihtimal sayılmasa gerek… Kendisini kısa devre yaptırıp canınıza kast edecek bir kombi mi?.. Tabi böyle absürt bir örnekle karşılaşma ihtimaliniz şu anlık biraz uzakta..

Gelelim yukarda bahsi geçen akıllı telefon meselesine. Aslında bunu sadece akıllı telefonlarımızla sınırlandırmak da doğru olmaz. Kişisel bilgisayarlarımız ve internete bağlanabilen tüm elektronik cihazları da bu sınıfa katabiliriz. Bu cihazlar kayıtlı olduğumuz hesaplar ve IP adresleri yoluyla sürekli olarak veri topluyor ve davranışlarımızı inceliyor. Birilerinin bizleri merak ettiğini düşünmeyi bir kenara bırakırsak,  buradaki asıl amacın; büyük veri denilen ağa yapay zeka oluşturmada kullanılacak veriyi toplamak olduğunu görebiliriz. Girdiğiniz web sitelerinin kenarlarında daha önceden incelediğiniz bir ürünün reklamına denk geldiyseniz eğer ne dediğimi daha iyi anlayacaksınız…

Nesnelerin interneti ve yapay zekaya bu hafta olumsuz bir perspektiften baktık. Haftaya ‘nedir bu yapay zeka?’ sorusuna bir de olumlu açıdan göz atacağız..

İyi haftalar..

Adnan İnan

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s