Genel Bakış – İnsan türünün kısa bir tarihi / SAPIENS

Yuval Noah Harari’nin 2012’de yayımladığı, ülkemizde -kısa bir rötar ile!- 2015 yılında raflarda yerini alan Sapiens kitabı hakkında bir şeyler paylaşalım istedik..

Harari’nin insan türünün kısa bir tarihi olarak nitelediği kitabı tarihe bakış açınızı değiştirecek gibi.. Biyolojide Homo-Sapiens olarak adlandırılan insanın; tarihte ilk hangi bölgede ortaya çıktığını, nerelere doğru yayıldığını, besin zincirinin en tepe noktasına yerleşerek diğer türleri ve sonunda kendisini nasıl tehdit ettiğini anlatan kitap, insanlığın tarihini 4 kısımda inceliyor.

İnsanların bilincini kazandığı ‘Bilişsel Devrim’ olarak adlandırılan ilk bölümde; insanların bir araya gelerek ufak avcı-toplayıcı toplulukları nasıl oluşturduğu, bu oluşumlarla kendisinden daha üstün canlılara karşı geliştirdiği savunma mekanizmaları, bu savunma mekanizmalarının insanı hangi noktalara taşıdığı güzel örneklerle anlatılıyor. İkinci bölümün konusunu, insanın yukarıda bahsi geçen kazançlarından artan nüfusunu doyurmak için avcı-toplayıcılıktan tarım toplumuna geçişi oluşturuyor. Bu bölümün en ilgi çekici bulduğumuz noktası Harari’nin ‘Mideyi daha iyi doyurmak ve güvenliği pekiştirmek amacıyla alınmış önemsiz görülen bir dizi karar, eski avcı-toplayıcıların yaşamlarına kavurucu güneş altında su kovaları taşımak gibi işleri sokmuştu.’ deyişi oluyor…

Kitabın 3. bölümünde insanoğlunun; para, imparatorluklar ve din üçgeninde nasıl birleştiği üzerinde duruluyor.. İlginizi çekebilecek, bu açıdan hiç bakmamıştım dedirtecek oldukça farklı konular ile karşılaşacağınız konusunda şüpheniz olmasın!! Ya da olsun.. Şüphe ve sorgulamak yeri geldiğinde iyi gelişmelere temel oluşturabilir..

4. ve son bölümde ‘Bilim Devrimi’ hakkındaki düşüncelerine ve gelecek tahminlerine yer veren Harari, insanoğlunun kendisini gelecekte gördüğü yerden daha farklı bir yerde bulabileceğinden bahsediyor.. Bu bölümde ana temayı şekillendiren bir diğer unsur ise Avrupa’nın yaptığı coğrafi keşifler ve kapitalizm oluyor. Kapitalizmin sürekli büyümeye dayalı sürdürülemez politikalarını yüzünüzde hafif bir tebessüm oluşturacak şekilde eleştiren yazar ‘Bugün içinde yaşadığımız dünyayı o imparatorlukları yargılamak için yararlandığımız ideolojiler de dahil, bu imparatorluklar yaratmıştır.’ diyerek aynaya baktırmayı da ihmal etmiyor..

Bu bölümün bizce öne çıkanı ise insanların son zamanlarda kendilerini başka bir gezegende hayal etmelerine karşın, gelecekte yapay zeka ve biyo-teknolojideki gelişmelerle,  farklı bir türe dönüşmesi kehaneti oluyor. Tabi yaşanan son bilimsel gelişmeler ile bu durum ne kadar kehanet sayılır?

Cevabı sizlere bırakıyoruz…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s